| |
| Son kırk yılda üretilen hemen tüm Sovyet-Rus
denizaltılarının kulelerini ABD - Avrupa tasarımlarından kolayca
ayırt etmek mümkündür. Nispeten daha uzun, daha geniş ve daha alçak
olan bu kulelerin gövdeyle olan birleşimleri de özellikle bazı modellerde
(Alfa, Akula,
Beluga gibi) oldukça yumuşatılmıştır (örneğin sol üstteki resim,
Akula) Böyle kule tasarımlarının özellikle deniz memelileri
üzerinde yapılan yoğun araştırmalar sonucunda geliştirildiğine inanılmaktadır.
Diğer taraftan yine alçak ve geniş (örneğin Sierra)
veya dar ve uzun (örneğin Oscar) olmakla birlikte gövdeye
sert olarak bağlanan Rus kule tasarımları da mevcuttur.
ABD - Avrupa tasarımlarında ise kuleler nispeten ince,
kısa ve yüksek olarak tasarlanırlar. Uzun zamandır bu alanda yaşanan
tek önemli gelişme ABD yapımı Seawolf denizaltısında ilk
kez uygulanan ve kule hücum kenarının gövdeyle birleşimini sadece
boy doğrultusunda yumuşatan yapıdır (sağ üstteki resim, Seawolf)
Bu tasarımın temel olarak özellikle dönüşler sırasında kule kökünde
oluşan girdapların önlenmesi için geliştirildiği söylenmektedir
ve artık gelecek nesil Alman denizaltılarının temsili resimlerinde
de bu yapı görülmeye başlandığından gelecekte kullanımının yaygınlaşacağını
düşünmek yanlış olmaz.
Akula ve Seawolf hem boyutlar, hem
performans ve hem de görev amaçları açısından birbirlerine eşdeğer
ve donanmalarının en modern hücum denizaltılarıdır. Bu nedenle kule
tasarımları alanındaki bu iki farklı mühendislik yaklaşımını daha
ayrıntılı karşılaştırabilmek için Akula ve Seawolf
sınıfı denizaltılar çok uygundur.
İlk aşamada bulunabilen tüm veriler
kullanılarak her iki kulenin geometrik modellemesi yapılmıştır.
Her iki denizaltı için de imalat kalitesinde teknik resimler bulmak
imkansız olmakla birlikte, fotoğraflar, modelci çizimleri vs gibi
bazı verilerin değerlendirmeleri sonucunda gerçeğe oldukça yakın
olarak her iki denizaltı kulesinin geometrik modellemesi yapılabilmiştir
(çizim.1)

Geometrik modellerin elde edilmesinden
sonra hesaplamalı akışkan
dinamiği kullanarak bu kulelerin hidrodinamik benzetimlerinin
yapılmasına başlandı. Şimdilik sadece kuleler üzerinde yapılan bu
çalışmada gövde - kule etkileşimi (aslında konunun en ilginç olabilecek
yönü bu olmakla birlikte) eldeki bilgisayar imkanlarının yetersizliğini
sebebiyle kapsam dışında bırakıldı. 3-4 gig hafızalı 64 bit bir
makine sahibi olduğumda belki bu konuyu tekrar değerlendirebilirim
:)
Yazının bundan sonraki bölümünde
Akula'nın kulesine akula ve Seawolf'un kulesine
seawolf denilecektir. Yukarıdaki çizimden de (çizim.1)
görebileceğiniz gibi akula, seawolf'a göre oldukça
uzun ve geniş bununla birlikte daha alçaktır. Her iki denizaltının
ve kulelerinin karşılaştırılmasıyla ilgili temel verileri aşağıdaki
tablo.1
de görebilirsiniz. |
|
Bu birinci bölümde amaç her iki kulenin
temel fiziksel özelliklerini karşılaştırmak ve 0 derece hücum açısı
için (doğrusal rota) kulelerin üzerinde oluşan direnç değerlerini
elde etmek olarak belirlendi. 2. bölümde çeşitli hücum açılarında
(dönüşler ve keskin dönüşler) kulelerin üzerinde ve etrafında oluşan
akış durumları incelenecektir. 3. bölümde ise kule - gövde etkileşimi,
kule - sevk sistemi etkileşimi ve kule etrafında oluşan akışın sebep
olduğu akustik gürültü seviyeleri gibi konuların değerlendirilmesi
muhtemeldir. |
| sürat |
direnç oranı |
| nat |
seawolf/akula |
| 1 |
1,215 |
|
3 |
1,232 |
| 7 |
1,248 |
|
11 |
1,258 |
| 15 |
1,265 |
|
19 |
1,269 |
| 31 |
1,279 |
|
Aslına
bakılırsa bu çalışmaya başlamadan önce batı tipi kulelerin,
en azından doğrusal rotada ("0 derece" hücum açısı)
yüzerken, daha az dirence maruz kalacağını tahmin ediyordum.
Fakat aşağıda görebileceğiniz ilk analiz sonuçlarına göre
bunun tam tersi bir durum ortaya çıktı. Yine de farklı türbülans
modelleri ve daha yüksek sayıda hesaplama elemanları ile yapılacak
ilave çözümler neticesinde bu sonuçlar üzerinde bir miktar
değişme olabileceğini belirtmek gerekir. Burada dikkat çeken
husus akula'nın, seawolf'a göre yaklaşık %33 daha
fazla ıslak alana ve %95 daha fazla hacme sahip olmasına rağmen
seawolf'un ortalama %25 daha fazla hidrodinamik direnç
taşımasıdır. Sonuç olarak, direnç açısından bakıldığında,
akula'nın tasarım yönünden açık bir üstünlüğüne sahip olduğu
söylenebilir. |
|
İkinci aşamada her iki kulenin dönüş
şartlarındaki davranışları incelenmeye çalışılacak. Akula'nın
bu konuda da seawolf'a üstünlük sağlayacağını düşünüyorum.
Muhtemelen dönüş sırasında ("0" dan büyük hücum açıları)
seawolf daha fazla kaldırma kuvveti üretecektir ki bu kuvvet
denizaltının daha fazla meyil yapmasına sebep olur. Tabii asıl önemli
konu dönüş esnasında kule etrafında ve gerisinde oluşan türbülansın
yoğunluğu ve sebep olduğu akustik iz vs. olacaktır. Bu konudaki
sonuçları değerlendirildikçe bu sayfadan takip edebilirsiniz.
Akula ile seawolf arasındaki bir
diğer temel fiziksel fark olarak yükseklik gösterilebilir. Eğer
her iki denizaltının eşit yükseklikte periskop ve antenler kullanıldığını
varsayarsak akula'nın bu sistemleri kullanabilmek için seawolf'a
göre su yüzeyine 1,5m kadar daha fazla yaklaşması gerekeceği sonucuna
varabiliriz. Taktik olarak düşünüldüğünde denizaltının yüzeyden
daha derinde olması bir avantajdır. Denizaltı yüzeye ne kadar yakın
seyrederse, süratine de bağlı olarak, serbest su yüzeyi üzerinde
o kadar fazla şekil değişimine sebep olur. Bazı ülkelerin su yüzeyindeki
bu santimetre mertebesinde olan değişimleri, çok geniş okyanus alanları
üzerinde uydudan tespit edebilme konusunda son yıllarda oldukça
mesafe aldıkları da göz önüne alınırsa bu durumun seawolf
lehine bir üstünlük sağladığı söylenebilir. Tabii ki periskop-anten
sistemlerinin boylarını uzatarak onları daha derinden kullanmak
mümkündür fakat bu durumda yapılar üzerinde mukavemet ve özellikle
titreşim sorunları ortaya çıkar.
Yeri gelmişken değinilebilecek bir diğer husus
da seawolf ve pek çok batı denizaltısının periskop-anten'lerinde
kullanılan radar emici malzemelerin ve akış izi/direnç azaltmaya
yarayan yapıların nedense akula ve diğer Rus denizaltılarında
kullanılmamasıdır. Sayfanın üstündeki resimlerde de bu durum açıkça
görülebilir.
|
bu grafik ile, 1-31 nat arasındaki süratlerde
hesaplanan direnç değerlerini daha kolay karşılaştırmak mümkün olabilir.
akula çok daha büyük bir yapı olmasına rağmen seawolf'a göre ortalama
%25 daha az hidrodinamik dirence maruz kalmaktadır. |
|
| tablo.1 |
Akula
- proje 971 |
Seawolf
- SSN 21 |
| Tasarım |
- |
General Electric |
| Deplasman (ton) - dalışta |
12.770 |
9.137 |
| Sürat (nat) |
33 |
35 |
| Güç (hp) |
50.000 |
52.000 |
| Dalış Derinliği |
600+ |
600+ |
| Tam boy (m) |
110,3 |
107,6 |
| Genişlik (m) |
13,6 |
12,9 |
| Yükseklik (m) |
9,68 |
10,9 |
| |
| Kule Hacmi - m3 |
232,90
|
119,50
|
| Kule Islak Alanı - m2 |
203,60
|
152,60
|
| Islak Alan / Hacim |
0,874
|
1,277
|
| Kule boyu (m) |
24,80 |
14,50 |
| Kule genişliği (m) |
5,00 |
2,40 |
| Kule yüksekliği (m) |
4,40 |
5,95 |
| |
|
Denizaltı Sürati
- nat * |
Kule üzerindeki toplam
direnç - n |
Kule üzerindeki toplam
direnç - n |
|
1 |
265 |
322 |
|
3 |
2.116 |
2.606 |
|
7 |
10.722 |
13.387 |
|
11 |
25.624 |
32.233 |
|
15 |
46.668 |
59.014 |
|
19 |
73.816 |
93.641 |
|
31 |
190.735 |
243.975 |
| *
hücum açısı 0 derece için. Bu değerlere ait direnç eğrileri
yukarıdaki grafikte görülebilir. |
| |
|
|
|
|
|
|
| |
|