Üsküdar Mühendislik
Proje 705 - Lira (Alfa) Sınıfı Sovyet Nükleer Denizaltılar

Sovyet tanımlaması Lira (proje 705) olan dünya genelinde ise daha çok Nato tanımlaması ile "Alfa" olarak bilinenen bu denizaltılar pek çok eşsiz niteliğe sahip bir mühendislik ürünür. Bu arada küçük bir ayrıntı olarak belirtmek gerekirse son bir kaç denizaltı modeli hariç tüm Sovyet / Rus denizaltılarına verilen Nato tanımlamaları geleneksel olarak uluslararası telsiz kodlarından seçilirdi; Kilo, Victor, November, Sierra ve Alfa gibi. Bunun iki istisnası Akula ve Typhoon'dur.

Bu denizaltıyı eşsiz yapan üç noktayı hemen belirmek mümkün; titanyum alaşımı gövde, 900m+ dalış derinliği ve 43+ deniz mili/saat sürat! Eğer Sovyetler tarafından bir adet üretilen Papa tanımlamalı denizaltıyı saymazsak, ki bu denizaltı hiç bir zaman donanmanın kullanımına girmedi ve dünya sualtı sürat rekorunu kırdığı sırada (45.7 deniz mili/saat civarında) sevk sistemi tamamen dağıldı, Alfa'lar artık kullanımdan kalktıkları bugün bile dünyanın en hızlı denizaltılarıdır. Ayrıca 1 adet üretilen ve yine titanyum alaşımı gövdeli Plavnik (proje 685 - MIKE) sınıfı gemiden sonra en derine dalan askeri denizaltılardır. Plavnik 1.200+ metrelik bir dalış derinliğine sahipti fakat 1989 yılında Kuzey Denizi'nde bir yangın sonucu battı.

Alfa'nın tasarım çalışmaları 1960'ların başında başladı. Temel tasarım hedefi, Kuzey Denizi'ndeki yoğun denizaltı savunma hattının altından ve çok yüksek süratle geçip Atlas Okyanusu'ndaki ABD uçak gemisi görev güçlerine ve denizaltılarına saldırabilmek olarak tanımlanmıştı. Derin dalış ve çok yüksek sürat ihtiyaçlarını karşılayabilmek için inşa malzemesi olarak bir titanyum alaşımı, ve güç kaynağı olarak sıvı metal soğutmalı nükleer reaktör seçildi. Doğal olarak direnci azaltabilmek için gövdeyi olabildiğince küçük yapmak ve tüm dış yüzeyi akış hatlarına olabildiğince uygun tasarlamak gerekiyordu. Sayfanın üstündeki ve altındaki fotolarda açıkça görebileceğiniz gibi gövde ve kule düşük direnç için mükemmel olarak şekillendirilmiştir. Bu tip bir gövde formunun tasarımını yapmak pek zor değildir fakat esas zor olan böyle yüksek eğriselliğe sahip bir gövdenin üstelik titanyum gibi işlenmesi çok zor bir malzeme kullanılarak tam tasarımda belirtilen şekilde üretilebilmesidir.

Denizaltının kulesi klasik Sovyet yaklaşımını yansıtır. Alçak, geniş ve gövdeyle birleşimi yumuşatılmış. Bu tip bir kulenin, batı tasarımı ince, yüksek ve gövdeye birleşimi keskin kulelere göre ilk akla gelen üstünlüğü keskin dönüşler sırasında ortaya çıkar. Böyle bir durumda batı tipi bir kule daha fazla dinamik kaldırma kuvveti üretip denizaltı üzerine daha yüksek bir meyil momenti yaratacağı gibi bu durum, dönüş esnasında, hem kule hem de gövde etrafındaki akış şartlarını olumsuz etkileyeceğinden Sovyet tasarımına göre daha daha yüksek bir akustik iz bırakır ve aynı sebeple denizaltının kendi sonarları da bu sırada performans kaybına uyrayabilir diye düşünüyorum. Diğer taraftan batı tipi kulelerin "0 derece" hücum açısında yüzerken daha az dirence maruz kalacağını tahmin ediyorum. Ayrıca Sovyet yaklaşımı için periskop kullanımı sırasında, kulenin alçak olması sebebiyle, denizaltının su yüzeyine diğerlerinden daha fazla yaklaşması gerekir ki bu da bazı durumlarda bir dezavantaj olarak kabul edilebilir (kule tasarımlarıyla ilgli yeni bir inceleme için buraya tıklayın...)

Denizaltının hacmini olabildiğince küçük tutabilmek için bu tasarımda Sovyet geleneğinde farklı olarak tek cidarlı bir gövde kullanılmıştır. Bu durum içerden kaynaklanan pompa vs. gibi gürültü kaynaklarının izolasyonunda zorluklar yaratır ve Alfa'nın düşük süratlerde akustik olarak çift cidarlı diğer Sovyet denizaltılarından daha gürültülü olmasının bir sebebi de budur. Çok yüksek süratlerde ise gövde etrafında oluşan türbülans sınır tabakanın gövde kaplamalarını titreştirerek oluşturduğu akustik iz de çift cidarlı bir gövdeye göre tek cidarlılarda daha zor kontrol edilebir. Tabii bu denizaltının çok yüksek süratli olması pervane kavitasyonu, pervane titreşimi, devir düşürücü dişliler, gövde izi gibi diğer tüm etkenlerle birleşince Alfa'nın oldukça gürültülü bir makina olması sorunu doğurmuştur.

Diğer taraftan dizayn edildiği yıllarda hiç bir denizaltı ve hiç bir torpido onun dalabildiği derinliğe ve yüksek süratine yaklaşamadığından akustik olarak yerinin tespit edilmesi bile denizaltı çok ciddi bir tehdit oluşturmuyordu. Çünkü denizaltının temel amacı kuzey denizindeki denizaltı savunma hattının çok altında ve çok hızlı olarak harekat bölgesine hızla ulaşmak ve burada pusuya yatarak düşman filolarını avlamaktı. Bugün bile pek çok torpil bu dernliklerdeki bir hedefe karşı kullanılamaz. Ancak 80'li yıllarda geliştirilen MK-48 ADCAP (ABD); 60+ knot ve Spearfish (ingiltere); 70+ knot gibi birkaç torpil böyle bir senaryoda kullanılabilir.

Denizaltının bir diğer önemli özelliği de şimdiye kadar bir filo denizaltısında ilk ve son defa "sıvı metal soğutmalı nükleer reaktör" lerin kullanılmış olmasıdır. Amerikalılar da bir denizaltılarında deneysel olarak bu sistemi kullandılar fakat reaktör tehlikeli bir şekilde bozulunca bu sistemi kullanmaktan vazgeçtiler. Sıvı metal soğutmalı reaktörler geleneksel olarak diğer tüm nükleer denizaltılarda kullanılan "basınçlı su soğutmalı nükleer reaktörler" den çok daha yüksek verimlidir ve bu nedenle oldukça küçük ve hafif olarak üretilebilirler. İşte bu yüksek güç / ağırlık ve güç / hacim oranı sebebiyle Alfa programı için soğutucu sıvı olarak kurşun-bizmut karışımı kullanan sıvı metal soğutmalı reaktörler (ilk modellerde BM-40A ve sonra OK-550 tipi) tasarlanıp kullanımıştır.

1965 yılında inşasına başlanan ilk tekne 1972 yılında tamamlandı. Fakat Baltık Denizi'ndeki denemeler sırasında gövdenin kaynak yerlerinde ciddi çatlaklar oluştu. Titanyum alaşımlarının işlenmesindeki bu ve benzeri tüm zorlukların aşılabilmesi 3 yıl daha sürdü ve 1975 yılında imalat yeniden başladı. Tüm bu kazanılan tecrübelerin sonucunda bugün Rusya, özellikle büyük yapılar için, titanyum işleme teknolojisinde hala dünya lideridir.

Alfa'lardan elde edilen ilk tecrübelerden sonra Sovyetler Mike (proje 685 - plavnik) sınıfı bir titanyum denizaltı daha inşa ettiler. Bunu takiben, Victor sınıfı denizaltıların yerine 90'lı yıllarda kullanmak için başlatılan tasarım çalışmalarına iki Sovyet dizayn bürosu iki farklı tasarımla katıldı. Bunlardan ilki Nato tanımlaması "Akula" (Rusça köpekbalığı) olan modeldir. Ruslar ise bu modeli "Bars" (Pars) olarak sınıflandırdılar. İkinci tasarım ise Alfa gibi titanyum alaşımı gövdeli ve bu sefer çift cidarlı, daha büyük, çok daha öldürücü ve çok daha sessiz olan (o sıralarda ABD donanmasının en sessiz hücum denizaltıları olan "688 / Los Angeles" sınıfı gemilere en azından eşdeğer) Nato tanımlaması "Sierra" sınıfı olan model oldu. Fakat sorunlar da vardı; örneğin çelik ve titanyum kol saati arasındaki fiyat farkını göz önüne alıp bu farkın 10.000 ton civarındaki deplasmanıyla Sierra üzerinde nasıl bir maliyet farkı yaratacağını tahmin edebilirseniz, Sierra üretiminin daha sonra Rusya'daki ekonomik krizin de etkisiyle neden durdurulduğunu anlayabilirsiniz. Aslında gerek boyut gerekse savaş yeteneği olarak Akula sınıfı gemiler de Sierra'lara eşdeğer niteliklere sahiptir ve ilk üretilen modelleri takip eden "Geliştirilmiş Akula" ve "Akula II" sınıfı gemiler bugün ABD donanmasının en yeni gemileri Seawolf'lar kadar tehlikelidirler.

Sierra'ların en büyük üstünlüklerinden biri gövdesinin manyetik olmamasıdır. Bu durumda havadan arama yaparak okyanus üzerindeki büyük alanları çok kısa sürelerde tarayabilen MAD (manyetik anormallik algılayıcı) taşıyan uçaklar tarafında farkedilebilmelerinin imkansızdır. Tabii ki aynı avantaj Alfa'lar için de geçerliydi.

1965 - 1981 yılları arasında üretilen 7 Alfa sınıfı geminin sonuncusu da 1997 yılında hizmetten alınmıştır ve sökülmeyi beklemektedir.

LİRA - proje 705 (ALFA)

Tasarım: SKB-193 Malakhit dizayn bürosu - Baş tasarımcı: M.G. Rusanov (Sibirya'ya sürüldü) ve V.A. Romin
İnşa Tersanesi: Admiralty Yard - St. Petersburg ve Severodvinsk

Deplasman (ton): 2,310-2,900 - yüzeyde- 3,800-4,320 ton - dalışta -
Sürat (deniz mili/saat): 14 - yüzeyde, 43+ dalışta
Dalış Derinliği; 900m+
Tam boy (m): 79.5 - 81.4
Genişlik (m): 9.5
Çektiği su (m): 6.9-7.6
Gövde malzemesi: Titanyum alaşımı

Sevk sistemi:
1 sıvı metal soğutmalı reaktör (güç: 155 MWt, tip: OK-550 veya BM-40A) ve
2 buhar türbini: 40-47,000 shp
1 adet 5 kanatlı pervane

Mürettebat: 31-45

Silahlar:
Füzeler: 21 adet 81R (SS-N-15) veya 12 adet Vodopad (SS-N-16)
Torpiller: 6 adet 533mm torpil kovanı ve 18 adet 53-65K, SET-65 torpilleri veya
20 adet VA-111 torpili veya 21 SS-N-15/81R veya 24 adet mayın

Elektronikler:
Topol MRK.50 [Snoop Tray] Yüzey arama radarı
Sozh navigasyon radarı
MG-21 Rosa sualtı haberleşme sistemi
Molniya uydu haberleşme sistemi
Vint & Tissa haberleşme antenleri
Accord saldırı yönlerdirme sistemi
Leningrad-705 atış kontrol sistemi
Okean aktif / pasif sonar
MG-24 Luch mayın tespit sonarı
Bukhta ESM/ECM
Yenisei aktif sonar algılayıcısı
Khrom-KM dost düşman tanıma sistemi


© Her Hakkı Saklıdır, 1997-2006